Tag Archives: gelecek

‘senin’ halin ne olacak? /Serdar Kuzuloğlu

İnternet ekipler amiri Serdar bey‘in değerli yazılarını okuyor musunuz bilmiyorum. Bu sabah şahane (henüz) iki yazı birden yolladı. Birisi bu..

Son kısmı alıntılıyorum, illa ki inceleyin.

 

Geleceğin dünyasına dair birkaç madde

  • Bugünün geleneksel eğitim dünyası dünyanın hiçbir yerinde güncel beklentilerini tam anlamıyla karşılamıyor. Temel bilgilerin üstüne merak duygusuyla bezenmiş zihinler hiç olmadığı kadar kıymetli. Bu yeni ‘üst / ara yetenekler’ hakkında fikir sahibi olmak için UdemyCourseraKhan Academy (Türkçesi de var) gibi küresel eğitim ağlarına göz gezdirmek faydalı olabilir.
  • Her geçen gün adını daha sık duyduğunuz otomasyon, iş dünyasında zihniniz dışında hiçbir şeyinizin kıymeti kalmayacağı (can yakacak) bir geleceği inşa ediyorYapay zeka ile birleştiğinde imalattan yayıncılığa, hukuktan sağlığa, bankacılıktan yönetim kurulu üyeliğinesanattan baristalığa kadar neredeyse akla gelen her tür uzmanlığı etkileyecek bir döneme giriyoruz. Öyle ki bizzat üretim robotlarının bile işsiz kalabildiği bir süreçten söz ediyoruz. Bu dönüşümü iyi takip ederek tehdit ve fırsatları iyi okumakta fayda var.
  • Zihninizi ülke siyasetinden arıtın. Bu kimilerine okurken bile komik geliyor, farkındayım. Ancak geleceğinizi tasarlamak için başka bir yöntem ne yazık ki yok. Siyaset doğası gereği kişilere, ortamlara, şartlara, rüzgara göre savrulur. Sizin birey olarak böyle bir şansınız yok. Yetkin bir birey olmak yerine sırtınızı bir gruba yaslayıp ilerlemeyi (nemalanmayı diyelim) tercih edebilirsiniz (bu yazıyı buraya kadar okuduğunuza göre öyle bir niyetiniz olmadığını anlıyorum). Unutmayın ki kılıçla yaşayan, kılıçla ölür.
  • İngilizce öğrenin.
  • Hayatta yapacak nice güzel şey, gezip-görecek, tadıp bakacak kimbilir ne kadar cazip şey varken bunları bir süreliğine bir kenara bırakın ve geleceğiniz için bol bol okuma yapın. Dünyanın hiçbir döneminde başarılı şirketler ve insanlar bildiklerini paylaşmak için bu kadar hevesli olmamış, çaba göstermemişti.
  • Dünyanın en iyisi, en güzeli, insana en yakışanı neyse onu hedefleyin, talep edin. Bu hayallere ulaşmak için ÇALIŞMAK şartıyla elbet (boş boş hayıflanmayın). Şükretmek, hamd etmek, bardağın dolu yanını görmek sizi ancak rehavete teslim eder. İnsanlık mevcut haline şükredenlerle değil; bulunduğu şartlardan rahatsız olup onu değiştirmeye çalışanlarla gelişti.
  • Doğduğunuz ülkeye, aileye, yaşadığınız ortama, büyüdüğünüz çevreye, okuduğunuz okullara (özetle: değiştirme imkanınız olmayan şeylere) söylenmeyi bırakın. Bunun yerine değiştirme şansınız olan şeylere yönelik beklentiler oluşturup yola koyulun. Hayallerimizi süsleyenlerin neredeyse hiçbirinin doğru dürüst şart ve imkanları yoktu. Hayat son nefesinize kadar süren bir mücadeledir. Temel felsefeniz insanlığa faydalı olmak ve -her ne ise- işinizi dünyada en iyi yapan kişi olmak olsun.

Yorum bırakın

Filed under internet, severim paylasirim

Bak! İyi bak ve unutma! -ii-

 

-devam-

Gel zaman git zaman tv-renkli tv-video-video kaset kiralama dükkanları-betamaks mı vehase mi muhabbetleri aldı yürüdü 80’lerde. Almancılar oluk oluk film akıttılar ülkeye. Şaban filmleri de miki filmleri de oralardan buralara geldi.

Ben universite icin evden ayrildigimda (1990) yilbasi tatili icin eve dondugum uc ay sonraya kadar evdeki toplam 5 tuslu videoyu calistiramamisti bizimkiler. 

TV’deki bazi yarismalara katildim bir donem. Simdi adini bile hatirlamadigim bir TRT yarismasi.. Ozkan Ugur’un Agirliginca Altin yarismasi.. 2003’te Metin Uca’nin Passaparola’si… Iste onu kaydetmenin tek yolu bir video sahibi olmakti. Gittim ikinci el bir video aldim. Dvd-hd-3d jet gibi girdi ondan sonra hayatimiza. Gecen hafta elektronik atik olarak geri donusume teslim edildi adi gecen video. Tv’mizle beraber. Cok sukur aptal kutusundan kurtulduk. 

Doksanlar jet gibi geçti, ikibinler uzay çağı olacak derlerdi, tamamen internet çağı oldu. Günümüzde her dilde her bilgiye ulaşabiliyorum. Binbir çeşit saçma sapan yalan bilgiyi de elemek gerekiyor ama er geç aradığımı buluyorum. İstediğim ülkenin sokaklarında istediğim müzenin koridorlarında turlar atmama hiç bir engel yok. Dünya avcumda!

Aradığım her konuda hiç üşenmeyip video çeken insanlar da var. Bir şeyleri adım adım görerek öğrenmek istediğimde video izliyorum ancak bu çok nadir olan bir şey. İnsan faktöründen arınmış ve tam istediğim bilgiyi veren google benim için çok daha iyi. CTRL+F ile ayı kadar metin içinde nokta atışı yapabilirken, 4 dakikalık videonun kimbilir hangi saniyesini görebilmek için tamamını izleyemeyecek kadar bunalan bir insanım. Bu yüzden kendime bir video kanalı kurmayıp bloga devam ediyorum. Beri yandan, küçüklüğümden beri spiker olma hayaliyle yanıp tutuştuğumdan kafamdakileri konuşabileceğim bir kanala da ihtiyacım var. Bilemiyorum, neden olmasın ki?

Her eve sanal gerçeklik gözlükleri ve hologram filmler girdi artık. Ve artık “daha neler” diyeceğimiz şeyler elli yılda bir değil elli günde bir çıkmakta.

Bu beni heyecanlandırıyor.

Bir yandan da neredeyse bir ömür süresince fotoğraf makinesinden holograma uzanan teknoloji tarihini yaşamış insanlar olarak küçüklere bazı şeyleri öğretmeye vakit kalmamasından şikayetçiyim.

Olayları yaşamak yerine kısa sürede unutulup yok olacak kayıtlara alıyorlar. Canlı olarak izlemek yerine pozunu verip fotoğrafını çekiyorlar ve bir daha bakmadıkları bir sosyal medya ortamına kaydedip, laykını alıp ilerliyorlar. “Fotoğraf aldırmak” deyiminden habersizler ve “nasılsa gugılda var” diyerek hiç birşeyleri öğrenmiyorlar. Patlıcanı görünce “gözü açılmadık sığırcık yavrusu” hashtagıyla paylaşmaları an meselesi.

Sorunlar kendi çözümlerini de getirir. Ya beyinler ve vücutlar dumura uğrayacak (Wall-E) ya da sanal ortamda varlığımızı sürdüreceğiz (Surrogates). Gelecek gelene kadar, bakın ve görün. Beyniniz kaç terabayt farkında mısınız ?

 

Bu yazıyı yazdım çünkü Kodak filmli makineyi üretmeyi bıraktıktan sonra, ikinci bir milat da Martta Sony’nin video kaset üretmeyi durdurması oldu. Son video cihazı da Temmuzda üretildi ve o firma da kapılarını kapadı.

Eski teknoloji bozulmazdı, tamir de edilebilirdi. Şimdi tüketim maddesi halinde..

 

http://www.mirror.co.uk/tech/last-video-player-made-look-8475325
Teknolojiyi uretemeyen bir ulkeyiz. Yakinda anlayamayan bir ulke olacagiz. Maymuna evriliyoruz ve o kadar basitlesti ki gencler, olayi rahat kabulleniyor. Kulakligi takan uyusuyor. 

Egitim onemli de.. neyin egitimi arkadas? Ful egitimde gencler. Ogrendikleri bir sey yok. “Yazlari sicak ve kurak” asamasinda hala. 

Er gec bir kirilma yasanacak. Er gec onder bir grup cikip “dur” diyecek. Biliyorum cunku genclige hitabe’de Ataturk’un belirttigi bir gercek var. Muhtac oldugumuz guc ICIMIZDE. 

Yorum bırakın

Filed under insan olmak, internet, OKUL, soruyorum