Category Archives: OKUL

“Hâlâ mı blog be? Yutup varken :/ ” Evet hâlâ ve hep blog…

Bir resim bin kelimeye bedelken; elimizdeki gelecek tamamen gorsel-işitsel bir mecraya kayar ve uzun eğitim kitaplarının yerini online özet geçici video öğretmenleri alırken; kitap satışları azalır ancak yazar sayısı artarken doğal olarak da nitelikli okuyucu oranı düşerken bir de blog okuyan kim kalacak ki diye düşünen varsa diye yazmaktayım bu haftaki yazımı.

Ortalama yaşam süresinin ilk beş yılını hayatta kalabilme becerileri edinmeyi öğrenmekle geçiriyoruz. Bir anne ve bir baba rol model olarak yeni bir insanı büyütmeye çalışıyorlar.

ikinci bir beş yıl daha geçtiğinde çocuk oyunlarla hayatı öğrenmiş, sosyalleşmiş ve temel becerileri kazanmış olmak zorunda.

on ilâ onbeş yaş arasında vücut gelişimi ile paralel olarak zihinsel gelişim, manevi değerler, soyut kavramlar yerleşiyor.

onbeş yirmi yaş arası ise tam teşekküllü bir eğitime adanmak zorunda. gelecekte hayatını sürdürebilmek, geçinebilmek ve yeni insanlar yetiştirebilmek için elzem olan para kazanma/işçilik/üreticilik üzerine geliştiriliyor.

İnsanlar kediler gibi çeşit çeşit. Bu yüzden hayatımızı sürdürebiliyoruz, herkes doktor olsa buğdayı kim yetiştirir? Bazıları sınıf başkanı olarak doğuyor bazıları ressam. O ayrışma anı (yedisinde neyse yetmişinde de o olmak) ilk on yaşta aşağı yukarı belirlenebiliyor. Ergenlik çağındaki gencin ggelecek için yaptığı planlar ve yapmayı sevdiği şeylerle, doğuştan gelen becerileri yani elinden gelenler çakışıyorsa mutlu bir kişi olup ilerliyor. Yani ilk on yılda yönelim saptanmalı ve ikinci on yıl o yönelime uygun eğitim verilmeli. Hatta yaşı kaç olursa olsun insanlar istediği işi öğrenebilmek için ücretsiz eğitime geri dönebilmeli.

Hatta hatta insanlara temel barınak, eğitim, yiyecek ve sağlık ücretsiz olarak sağlanmalı. Yani huzurevleri 0-100 yaş arası isteyen herkesi barındırmalı. Daha fazlasına sahip olmak isteyen (toplumdaki ihtiyaç da hesaplanarak) arzu ettiği eğitimi alıp arzu ettiği bilimde, sanatta ya da işçilikte geçimini kazanabilmeli.

40+ bir insan olarak yazıyorum: Şimdiye kadar okullarda öğretilenlerle yetinmeyip kendi başımıza çabalayarak, gazeteler, makaleler, kitaplar okuyarak, bilen kişileri dinleyerek kendimize göre bir yere geldik, bir şeyler öğrendik. Fazlasını unuttuk, artık damıtılmış bilgi elimizde (zihnimizde). Şimdi Amerikayı yeniden keşfetmeden, her seferinde başa dönmeden bir sonraki nesli bir gıdım daha ileriden başlatabilme şansı elimizde. (evet onbeş günde Fransız devrimi…#GORA).

Bunu okuyan gençlere sözlükte ve muhtelif yerlerde insanların “17 yaşıma söyleyeceğim tek cümle/vereceğim öğüt” konulu yazılarını bulup okumaları. Çünkü öğrendim ki insanlar bilgi miraslarını daima KENDİ çocuklarına geçiremiyorlar. Yıllarca dünyanın dört bir tarafında aradığın, öğrenmek için yanıp tutuştuğun bilgi belki de tam karşı komşunun kafasının içinde. Ve kendi çocukları ilgilenmediği için küsmüş bozum olmuş oturmakta. İşte o onyedi yaşa mektuplardan biri mutlaka sana yazılmış olacak. Ufkunda bir kapı açmasa bile bir pencere aralayacak. Taze hava girecek içeri. Çok işine yarayabilir. (gerçi onyediliklerin bir büyükten öğüt almaya olan gönülsüzlükleri hatta inatçı tepkisellikleri de malum. Belki de bu yüzden bu bilgi-evrimsel Babil Kulesi hiç yükselemesin diye :) )

Amazon, imdb, goodreads, spotify vb bu yüzden, uyguladıkları algoritma sayesinde benim sevip puanladığım ürünlere göre benimle aynı şeyleri aynı puanla beğenmiş insanların beğendiği diğer şeyleri de bana sunması harika bir şey. “Bununla ilgilenenler şunlara da baktı” diye önüme “lan hakkaten iyiymiş” dediğim, normal şartlar altında dönüp bakmayacağım bir çok eser tanımış oldum.

Okuyacak kitap bulamadığım sinir olduğum zamanlar vardı. Seveceğim bir tanesini bulabilmek için sevmediğim bir sürü kitap okudum. Filmlerde işim kolay, beğenmezsem izlemeyip bırakıyorum. Başından belli oluyor benlik bir şey olup olmadığı. Kitabı okumadan bırakmaya kıyamamak çok zor. Yine de yarım bırakılmış ve freecycle’lanmış bisürü kitap oldu geçmişimde.

Kızımın ve oğlumun şimdiye kadar okuduğum her on kitaptan birini sakladığım bir kütüphaneden, izleyip değerlendirip belki yüzde birini beğendiğim filmlerden oluşan bir arşivi hızlıca beyinlerine yüklemeyi çok isterdim. Hazır okunmuş, seçme kitap işte. Bundan sonra hangi yazarı okusam, hangi kitap bana hitap eder diye düşünecek bir şey yok. Tertemiz ayıkladım. İyi de, ilgil alanlarımız aynı olmayabilir. E onca birikim çöp mü?

Blog yazmayı sürdürmemin sebebi tamamen bu. Ha yaşam evren ve herşey hakkındaki büyük sorunun cevabını mı veriyorum? (bunun cevabı zaten biliniyor ve siz daha bu cevabı bilmiyorsanız zaten yaşamayın) Bloguma her gün bir cevher mi yumurtluyorum? hayır. Ama işime yarayan işe yarar bilgi yüklemeye gayret ediyorum. Orası kesin.

Peki bütün bu paragrafları itinayla yazıp en az bir saatimi buraya gömmektense 8 dakikalık bir video çeksem? Hem daha çok tepki alır izleyici bulur hem daha çok kişiye ulaşır?

İşte orada yanılıyorsunuz. Henüz video içinde arama yapabilen bir gereç yok. Yani 8 dakikalık bir video içinde benim istediğim bilgi var mi yok mu, varsa neresinde var bunu bulup çıkaramıyoruz. Hatta videodan videoya sekerek Songül Karlı’ya varabiliyoruz. Oysa canı isteyen haştag kovalar, arama motoru kullanır bir şekilde benim blogumda var olan ve TAM DA ARADIĞI bilgiye şakadanak ulaşabilir.

işte bu yüzden hâlâ blog!

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under çocuk, blog işleri, insan olmak, internet, kitaplar, OKUL, sosyal medya

TEOG İSTANBUL ANADOLU YAKASI LİSE YÜZDELİK DİLİM SIRALAMASI 2017

UMARIM İŞİNİZE YARAR

kaynak: MEB E-OKUL

İlçe Tercih Kodu Okul Adı YÜZDELİK DİLİM (EYP) YÜZDELİK DİLİM (EDP)
ÜSKÜDAR 79738 Hüseyin Avni Sözen A.L. 0,02 0,72
KADIKÖY 81094 Kadıköy A.L. 0,06 0,76
KARTAL 75671 Burak Bora A.L. 0,18 1,18
KARTAL 75679 Burak Bora A.L. 1,19 1,51
KARTAL 79055 Köy Hizmetleri A.L. 0,38 2,17
MALTEPE 75199 Maltepe A.L. 1,14 3,31
MALTEPE 85554 Kadir Has A.L. 1,59 3,78
KARTAL 79219 Kartal A.L. 1,77 4,12
ÜMRANİYE 79227 Ümraniye A.L. 1,79 4,74
ÜSKÜDAR 83725 Çağrıbey A.L. 2,52 4,85
ÜSKÜDAR 83010 Üsküdar Ahmet Keleşoğlu A.L. 2,84 5,33
TUZLA 75170 Behiye Dr.Nevhiz Işıl A.L. 0,89 5,64
KARTAL 79224 Kartal A.L. 3,12 5,92
KADIKÖY 77309 Mustafa Saffet A.L. 3,06 6,17
ÜSKÜDAR 83008 Üsküdar Ahmet Keleşoğlu A.L. 4,35 6,65
KADIKÖY 78031 İstanbul A.L. 2,57 6,74
ÜSKÜDAR 76682 İstanbul Üsküdar Lisesi 3,9 7,15
KADIKÖY 75306 Hayrullah Kefoğlu A.L. 2,52 7,24
MALTEPE 75066 E.C.A Elginkan A.L. 2,58 7,39
PENDİK 79711 Pendik Fatih A.L. 2,55 7,87
KADIKÖY 81166 Göztepe İhsan Kurşunoğlu A.L. 3,19 8,02
ÜSKÜDAR 80133 Hacı Sabancı A.L. 3,5 8,28
KARTAL 87168 Fatin Rüştü Zorlu A.L. 2,33 8,39
KADIKÖY 76026 İstanbul Kadıköy Lisesi 6,05 9,5
KARTAL 75011 Semiha Şakir A.L. 6,6 9,82
ÜMRANİYE 88352 Nevzat Ayaz A.L. 4,97 9,83
ÜSKÜDAR 75939 Halide Edip Adıvar A.L. 5,49 10,16
PENDİK 79488 Kırımlı Fazilet Olcay A.L. 6,06 10,83
KARTAL 87294 Hasan Ferruh Özgen A.L. 6,15 11,07
ATAŞEHİR 76328 Ataşehir A.L. 5,38 11,25
MALTEPE 75243 Küçükyalı Rezan Has A.L. 4,36 11,92
ATAŞEHİR 85648 Habire Yahşi A.L. 5,03 12,19
ÜMRANİYE 76318 Asiye Ağaoğlu A.L. 5,45 12,36
TUZLA 86039 Mehmet Tekinalp A.L. 2,3 13,1
ÜMRANİYE 79521 Erkut Soyak A.L. 7,76 13,33
KARTAL 86597 Türk Kızılayı Kartal A.L. 8,54 13,49
KADIKÖY 88479 50. Yıl Tahran A.L. 9,92 13,95
KADIKÖY 87884 Kazım İşmen A.L. 10,18 14,41
PENDİK 77418 Gülizar Zeki Obdan A.L. 8,13 14,69
ATAŞEHİR 85412 TEB Ataşehir A.L. 7,55 15,47
KADIKÖY 89936 Kemal Atatürk A.L. 7,19 15,51
ÜSKÜDAR 79201 Çamlıca Kız A.L. 6,07 17,15
PENDİK 77028 Pendik A.L. 8,93 17,41
ÇEKMEKÖY 85073 Güç Kardeşler A.L. 6,96 17,47
ATAŞEHİR 79733 Mustafa Kemal A.L. 11,4 17,59
SULTANBEYLİ 78549 Türk Telekom Şehit Murat Naiboğlu A.L. 5,24 17,78
KADIKÖY 75359 Fenerbahçe A.L. 9,46 18,1
TUZLA 77196 Tuzla A.L. 11,84 18,11
KADIKÖY 88490 Suadiye Hacı Mustafa Tarman A.L. 9,56 18,38
ÜSKÜDAR 80738 Kandilli Kız A.L. 4,28 18,41
ÜMRANİYE 84242 Ümraniye Merkez A.L. 6,24 18,63
MALTEPE 84497 Atilla Uras A.L. 12,28 19,42
ÜMRANİYE 76303 Atakent Şehit Selçuk Paker A.L. 13,83 20,06
ÇEKMEKÖY 80235 Özden Cengiz A.L. 4,46 20,2
KARTAL 79184 Süleyman Demirel A.L. 13,62 20,79
MALTEPE 78896 Ertuğrul Gazi A.L. 13,41 21,51
ÜMRANİYE 79635 Eczacı Neşem Özlen Güray A.L. 17,39 22,38
ÜSKÜDAR 76218 Burhan Felek A.L. 12,78 22,45
TUZLA 76380 Tuğrul Bey A.L. 14,94 22,59
ÇEKMEKÖY 86271 Hüsnü Özyeğin Vakfı Alemdağ Tunç Çapa A.L. 12,68 23,44
PENDİK 77381 80.Yıl Nuh Çimento A.L. 15 23,95
SULTANBEYLİ 78230 Hüsnü M. Özyeğin A.L. 5,45 24,35
KADIKÖY 86876 Erenköy Kız A.L. 16,01 25,04
BEYKOZ 87807 Celal Aras A.L. 9,53 25,54
ATAŞEHİR 76331 Aşık Veysel A.L. 13,54 25,61
SANCAKTEPE 84346 Sancaktepe A.L. 8,93 26,41
PENDİK 79233 Alparslan A.L. 15,23 26,55
ÇEKMEKÖY 85271 Mehmetçik A.L. 15,01 27,55
PENDİK 80267 Kurtköy A.L. 9,67 28,94
BEYKOZ 87222 Paşabahçe Ahmet Ferit İnal A.L. 10,56 29,18
BEYKOZ 86437 Beykoz A.L. 13,66 30,17
KARTAL 77325 Hacı Hatice Bayraktar A.L. 13,58 30,3
PENDİK 79418 Tarık Buğra A.L. 14,87 30,38
SULTANBEYLİ 79037 Sultanbeyli A.L. 21,84 30,43
ADALAR 79269 Heybeliada A.L. 5,57 31,57
MALTEPE 82540 Orhangazi A.L. 7,59 31,62
BEYKOZ 75751 Fevzi Çakmak A.L. 19,44 32,18
BEYKOZ 82664 Prof. Dr. İbrahim Canan A.L. 19,42 37,54
ŞİLE 81609 Ağva A.L. 10,76 39,66
ÜSKÜDAR 81231 Haydarpaşa Lisesi    

Yorum bırakın

Filed under araştırdım, çocuk, OKUL, severim paylasirim

Ortaokul Mezuniyeti

Allahıma şükür bu güne eriştik. Kızımın ortaokuldan mezun olduğu yıldayız. Dün gece de bir otelde “mezuniyet balosu” vardı.

Ozellikle kızlar için konuşacağım. Boyun benden uzun olabilir ancak, bir erişkin değil 14 yaşında bir ergensin. Hepimiz biliyoruz yani. O yüzden 15 punto topuk ve nişan tuvaletinden hallice kostümler ve yirminci dakikada akmaya başlayan lady gaga makyajı komik duruyor. İleride çok vaktin var, hevesini ileriki yıllarına sakla derim.

İdeal etek boyu bütün gece tepineceğinizi de hesaba katarak dizin 4 parmak altı. Mutlaka çorap giy, yedek de al. Hatta yedek babeti de al yanına. gece uzun ve müzik yahşi..

uzun etek ya da arkadan kuyruk pistte illa ki birilerince basılıp yırtılıyor. Çok mini ve dar elbiseler de halayda acayip zorluk yaşatıyor.

dekolte. kıvamında güzel. straplez (strapless) yani askısız çok kullanışsız. yer çekimiyle iniyor.

erkekler.. takım elbise altına spor ayakkabı giyebilirsiniz. yeter ki mükemmel durumda olsun. cebinizde mendil bulundurun. selfi çekmeye çalışan kızlara yardım teklif edin. ilk dans için annenizi kaldırın, ölmezsiniz. öküzlüğün lüzumu yok.

kenarda oturup somurtma, kalk ve kimse izlemiyormuş gibi dans et. bu senin kurtlarını dökme gecen :) tebrik ederim.

2 Yorum

Filed under OKUL

1985 Anadolu Lisesi – 2016 TEOG

Kızım TEOG sınavına girecek önümüzdeki hafta. Ona ve herkese güzel bir anımı yazayım dedim.

Bizim zamanımızda ilkokul 5 seneydi ve ondan sonra iki aşamalı bir sınava girerdik. Kazananlar çok prestijli Anadolu Lisesi öğrencisi olurdu, hatta sonuçlar gazetede ilan edilirdi. Kazanamayan düz ortaokuldan liseye devam ederdi. Anadolu liselilerin “ama biz bir sene hazırlık okuduk” diye bir sloganı vardır mesela. O bir senede adam akıllı İngilizce öğretirler sana ve yıl sonunda da 100 soruluk bir sınavla kontrol edilir. 70’in altında alan sınıfta kalır.

4 yaşında okuma-yazmayı sökmüş bir insan olarak ilkokulda anormal sıkıldım. Çok iyi bir öğretmenim vardı beni hiç zorlamadı. Anadolu Lisesi sınavlarında çok da yüksek başarısı olan, popüler bir öğretmendi ve sınıfındaki AS öğrencilerden biri bendim. İlk 3 sınıfı okuttuktan sonra da cart diye emekli oldu. Kaldık mı iyot gibi açıkta?

Yeni bir öğretmen geldi ama o sınıfın bazı velileri (ve babam) çocukları alıp ikinci en iyi öğretmene aktardı. İkinci en iyi öğretmen zaten ilk üç senede peylediği 10 kişilik bir AS öğrenci grubu ile çalışıyordu. Sınıfın kalanı kendi yağında kavrulurken öğretmen o 10 kişiye evinde özel dersler, okulda herkesin aldığı Bilgi-Başarı Testi dışında kitaplar/sorular, kastırmaktaydı. Dördü harala gürele geçtim. Karne 5, sorun yok.

Beşe geldik. Öğretmen abandıkça abandı kendi grubuna. Ben, yarı disleksik, 1,5 derece miyop ama bunu kimsenin fark etmediği, tahtayı göremeyen ve bütün arkadaşlarını da diğer sınıfta bırakmış yapayalnız İpek olarak, uzun boyluyum diye en arka sıraya sürüldüm. Kulaktan dolma ne öğrenebildiysem işte idare ettim.

İlk sınava girdik. Bütün sınıfta sadece bir kişi kazanamadı. AS grubundan bir arkadaş. ŞOK!

İkinciye girdik. Bütün sınıfta sadece iki kişi kazanabildi. Yes. Biri bendeniz, biri de yine arka sıralara iteklenmiş bir erkek arkadaş. O on kişiye de, bizi adam yerine saymayan öğretmene de evet kapak oldu.

SINAVA GİRECEKLERE: Demem o ki, denemelerde ayı gibi ful çeken, dersanelerde geceleyen bi ton çocuk olabilir, kafaya takmayın. Olacak olan olur, hakkınızla kazanırsınız.

MUTLU SON: O sene sıra arkadaşlığı yaptığım sınıfın benden uzun tek kızı A.’yi bu yazıyı kurgularken hatırladım. Kenara atılmış sessiz ama zeki iki kızdık. Kader ortağıydık. Sınıftan başka hiç kimseyi de hatırlamıyorum. Google amcam şak diye buldu çıkardı kızı. Bir bankada müdür olmuş. O da kendisini tokatlayan o kazma öğretmeni ve beni hatırlıyor. Karşılıklı muhabbeti koyulttuk. “Sessizce kaynatır milletle dalga geçer gülerdik” dedi. Hatırlamıyorum aslında. Ama yapmışımdır. Birbirimizi tekrar bulduğumuza sevindik. Şimdi watsapta beraberiz. Benim kadar çılgın ve enteresan bir kadın olmuş.

SONUNDA HEP İYİLER KAZANIR!

 

 

 

1 Yorum

Filed under çocuk, ilkogretim, internet, kültür, OKUL, severim paylasirim

Bak! İyi bak ve unutma! -ii-

 

-devam-

Gel zaman git zaman tv-renkli tv-video-video kaset kiralama dükkanları-betamaks mı vehase mi muhabbetleri aldı yürüdü 80’lerde. Almancılar oluk oluk film akıttılar ülkeye. Şaban filmleri de miki filmleri de oralardan buralara geldi.

Ben universite icin evden ayrildigimda (1990) yilbasi tatili icin eve dondugum uc ay sonraya kadar evdeki toplam 5 tuslu videoyu calistiramamisti bizimkiler. 

TV’deki bazi yarismalara katildim bir donem. Simdi adini bile hatirlamadigim bir TRT yarismasi.. Ozkan Ugur’un Agirliginca Altin yarismasi.. 2003’te Metin Uca’nin Passaparola’si… Iste onu kaydetmenin tek yolu bir video sahibi olmakti. Gittim ikinci el bir video aldim. Dvd-hd-3d jet gibi girdi ondan sonra hayatimiza. Gecen hafta elektronik atik olarak geri donusume teslim edildi adi gecen video. Tv’mizle beraber. Cok sukur aptal kutusundan kurtulduk. 

Doksanlar jet gibi geçti, ikibinler uzay çağı olacak derlerdi, tamamen internet çağı oldu. Günümüzde her dilde her bilgiye ulaşabiliyorum. Binbir çeşit saçma sapan yalan bilgiyi de elemek gerekiyor ama er geç aradığımı buluyorum. İstediğim ülkenin sokaklarında istediğim müzenin koridorlarında turlar atmama hiç bir engel yok. Dünya avcumda!

Aradığım her konuda hiç üşenmeyip video çeken insanlar da var. Bir şeyleri adım adım görerek öğrenmek istediğimde video izliyorum ancak bu çok nadir olan bir şey. İnsan faktöründen arınmış ve tam istediğim bilgiyi veren google benim için çok daha iyi. CTRL+F ile ayı kadar metin içinde nokta atışı yapabilirken, 4 dakikalık videonun kimbilir hangi saniyesini görebilmek için tamamını izleyemeyecek kadar bunalan bir insanım. Bu yüzden kendime bir video kanalı kurmayıp bloga devam ediyorum. Beri yandan, küçüklüğümden beri spiker olma hayaliyle yanıp tutuştuğumdan kafamdakileri konuşabileceğim bir kanala da ihtiyacım var. Bilemiyorum, neden olmasın ki?

Her eve sanal gerçeklik gözlükleri ve hologram filmler girdi artık. Ve artık “daha neler” diyeceğimiz şeyler elli yılda bir değil elli günde bir çıkmakta.

Bu beni heyecanlandırıyor.

Bir yandan da neredeyse bir ömür süresince fotoğraf makinesinden holograma uzanan teknoloji tarihini yaşamış insanlar olarak küçüklere bazı şeyleri öğretmeye vakit kalmamasından şikayetçiyim.

Olayları yaşamak yerine kısa sürede unutulup yok olacak kayıtlara alıyorlar. Canlı olarak izlemek yerine pozunu verip fotoğrafını çekiyorlar ve bir daha bakmadıkları bir sosyal medya ortamına kaydedip, laykını alıp ilerliyorlar. “Fotoğraf aldırmak” deyiminden habersizler ve “nasılsa gugılda var” diyerek hiç birşeyleri öğrenmiyorlar. Patlıcanı görünce “gözü açılmadık sığırcık yavrusu” hashtagıyla paylaşmaları an meselesi.

Sorunlar kendi çözümlerini de getirir. Ya beyinler ve vücutlar dumura uğrayacak (Wall-E) ya da sanal ortamda varlığımızı sürdüreceğiz (Surrogates). Gelecek gelene kadar, bakın ve görün. Beyniniz kaç terabayt farkında mısınız ?

 

Bu yazıyı yazdım çünkü Kodak filmli makineyi üretmeyi bıraktıktan sonra, ikinci bir milat da Martta Sony’nin video kaset üretmeyi durdurması oldu. Son video cihazı da Temmuzda üretildi ve o firma da kapılarını kapadı.

Eski teknoloji bozulmazdı, tamir de edilebilirdi. Şimdi tüketim maddesi halinde..

 

http://www.mirror.co.uk/tech/last-video-player-made-look-8475325
Teknolojiyi uretemeyen bir ulkeyiz. Yakinda anlayamayan bir ulke olacagiz. Maymuna evriliyoruz ve o kadar basitlesti ki gencler, olayi rahat kabulleniyor. Kulakligi takan uyusuyor. 

Egitim onemli de.. neyin egitimi arkadas? Ful egitimde gencler. Ogrendikleri bir sey yok. “Yazlari sicak ve kurak” asamasinda hala. 

Er gec bir kirilma yasanacak. Er gec onder bir grup cikip “dur” diyecek. Biliyorum cunku genclige hitabe’de Ataturk’un belirttigi bir gercek var. Muhtac oldugumuz guc ICIMIZDE. 

Yorum bırakın

Filed under insan olmak, internet, OKUL, soruyorum

Kuş uçmaaz kervan geçmez..okul

Ama internet çeker.

Düşünün.. Uzak. En uzak. Issızlığın ortası. Allah’ın dağı. Örneğin gidenin gelmediği Yemen. Neresi biliyor musunuz? İki tıka bakar. Yemen arap yarımadasının dibi. Afrikaya bitişik. Dünyada oradan daha uzak daha ıssız yerler var. Ve her yer bir iki tıkla elinde. Bugün heryere en uzak noktada elinde akıllı telefonun varsa ulaşabileceğin bilgi, on yıl önce ABD başkanının ulaşabileceği bilgiden kat kat fazla. İnternet muazzam bir şey.

Şu meşhur yazımın ilk, ikinci, üçüncü bölümlerini okuyanlar için son bölümü yazıyorum. Elim deymedi bir türlü ama kısmet bu güneymiş. Bu günün önemi ne? Bugün Mark Zuck bir açıklama yaptı. Güney Afrika’da yerel telefon operatörü ile beraber internet.org temel hizmetlerini ücretsiz olarak sunmaya başladı. 2016’dan itibaren de Güney Afrika’da tilkinin bakır s.çtığı yerlere internet götürebilmek için gerekli uydu yatırımı da yapılmış. Geliştiricilere ücretsiz olarak sunulan gereçleri de araya sıkıştırmış. Vebe vebe gerisini merak ediyorsanız adamın kendi facebook hesabı var, çocuğu doğmadan gidin bakın.

İnternet yeni güç. Başında olabilmek için google da çırpınmakta.

Konferansta öğrendiklerimi artık not ede ede bir hal oldum. Önce cep telefonuna yazıyordum. iyi hoş da şarj marj dayanmadı. Babadan kalma yöntemlere geri dönerek ajandayı çıkardım.

Yazı uzun olacak, sindire sindire okumanız dileğiyle..

—————-

Yeni nesil öğrenme sisteminde içerik ve veri çok önemli. Uyarlanabilirlik de. Eskiden (şu an bizde kullanılan) sistem aynı klasik Türk annesi metodu. Elinde çatal, çatala takılı köfte, çocuğun ardından koşmaca.. “Aç evladım ağzını”. Bu hem beslenme yöntemi olarak hem de eğitim yöntemi olarak yanlış. Olması gereken, evrilmiş halinde çocuk kendi isteğiyle oturacak sofraya. Temel bir eğitimden sonra (okuma yazma ve temel matematik) geri kalanı kendisi saptayacak. “Şu konuyu öğrenmeye geldim” diye oturacak sıraya. “Coğrafya” yalayıp yutmak istiyorum çok açım.. “Fen” tam benim konum ne işim olur edebiyatla? “Divan edebiyatı” öğrenmem lazım, rasyonel sayılar benimle ne alaka?

“Ben yemek pişirmek aşçı olmak istiyorum” ol buyur.. Uyarlıyoruz eğitimi. Tam da bu kısımda teknoloji giriyor devreye. Öğretmen bir maestro sınıfta. Kimseye ne çalacağını öğretmiyor. Ama iyice dinleyip ne zaman nerede çalacağına dair işaretler veriyor. Öğrenci okula sosyalleşmeye, ödev almaya, konusunu tartışmaya geliyor. Çalışmasını internette evinde yapıyor.

 

Başka? Bugün 12 yaşında olanlar erişkin olduklarında çalışacakları işler mesleklerin %60’ının şu anda var olmadığı öngörülüyor. Fotoğraf tab eden amcalar nalbantlardan da hızlı ortadan kalkmadı mı.? Sosyal medya uzmanlığı var mıydı on yıl önce??

*-*-*-

Yeni bir iş kurmak mı istiyorsun? Önce dinle, gözlemle.. Mutlaka birileri bir eksiklik görüyordur hayat içinde. O eksiği saptayıp üzerine git. Nasılını düşün. İşte bu inovasyon dedikleri şey. Bakın Turkcell GELEN TALEP ÜZERİNE kendi çalışanları için tatil organizasyonu yapmaya bir masa bir telefon bir de eleman koymuş bir köşeye. Çalışanlar aynı zamanda tatile çıkıyorlar benzer otellere gittiğinden, bu arkadaş uçak biletinden otele toplu alım, indirim imkanı oluşturabiliyordu. İş ertesi sene kendi başına bir departman oldu. O tek masalık şirketi Turkcell kocaman bir işletme olarak yakın zamanda iyi paraya da sattı. bavul.com’un nasıl doğduğunu okudunuz.

*-*–*-*-

Başka? Bugün ortaokulda olan bir kızım var. Yazılılara girip çıkıyor. Bakıyorsun yazılı 70 gelmiş. Yani konuların %30’unu öğrenmemiş. E ne oluyor, öğretmen o konulara geri mi dönüyor? Yoo müfredata göre ilerlemeye devam ediyor. Bilinmeyenlere bilinmeyenler ekleniyor. Konular öğrenilmiyor, yazılıdan sonra unutulmak üzere ezberleniyor.

Oysa bilgisayarlı internetli eğitimde algoritma hangi konularda eksiği olduğu, neyi çözemediğini saptıyor. O konuyu temizleyene kadar ilerlemiyor ve zaman zaman geri dönerek tam öğrenmeyi garantiliyor.

 

(bitiremedim bir turlü yayına verdim gitti ay)

 

 

2 Yorum

Filed under aile, ilkogretim, internet, OKUL

2015-2016 Eğitim Yılı Okul Tatilleri / İstanbul’a ait özel günler ve resmi tatiller takvimi

Geleneksel çalışmam.

 

Hayrını görün ;)

 

 

 

takvmim2016

 

 

 

1 Yorum

Filed under çocuk, ilkogretim, OKUL