Category Archives: çocuk

“Hâlâ mı blog be? Yutup varken :/ ” Evet hâlâ ve hep blog…

Bir resim bin kelimeye bedelken; elimizdeki gelecek tamamen gorsel-işitsel bir mecraya kayar ve uzun eğitim kitaplarının yerini online özet geçici video öğretmenleri alırken; kitap satışları azalır ancak yazar sayısı artarken doğal olarak da nitelikli okuyucu oranı düşerken bir de blog okuyan kim kalacak ki diye düşünen varsa diye yazmaktayım bu haftaki yazımı.

Ortalama yaşam süresinin ilk beş yılını hayatta kalabilme becerileri edinmeyi öğrenmekle geçiriyoruz. Bir anne ve bir baba rol model olarak yeni bir insanı büyütmeye çalışıyorlar.

ikinci bir beş yıl daha geçtiğinde çocuk oyunlarla hayatı öğrenmiş, sosyalleşmiş ve temel becerileri kazanmış olmak zorunda.

on ilâ onbeş yaş arasında vücut gelişimi ile paralel olarak zihinsel gelişim, manevi değerler, soyut kavramlar yerleşiyor.

onbeş yirmi yaş arası ise tam teşekküllü bir eğitime adanmak zorunda. gelecekte hayatını sürdürebilmek, geçinebilmek ve yeni insanlar yetiştirebilmek için elzem olan para kazanma/işçilik/üreticilik üzerine geliştiriliyor.

İnsanlar kediler gibi çeşit çeşit. Bu yüzden hayatımızı sürdürebiliyoruz, herkes doktor olsa buğdayı kim yetiştirir? Bazıları sınıf başkanı olarak doğuyor bazıları ressam. O ayrışma anı (yedisinde neyse yetmişinde de o olmak) ilk on yaşta aşağı yukarı belirlenebiliyor. Ergenlik çağındaki gencin ggelecek için yaptığı planlar ve yapmayı sevdiği şeylerle, doğuştan gelen becerileri yani elinden gelenler çakışıyorsa mutlu bir kişi olup ilerliyor. Yani ilk on yılda yönelim saptanmalı ve ikinci on yıl o yönelime uygun eğitim verilmeli. Hatta yaşı kaç olursa olsun insanlar istediği işi öğrenebilmek için ücretsiz eğitime geri dönebilmeli.

Hatta hatta insanlara temel barınak, eğitim, yiyecek ve sağlık ücretsiz olarak sağlanmalı. Yani huzurevleri 0-100 yaş arası isteyen herkesi barındırmalı. Daha fazlasına sahip olmak isteyen (toplumdaki ihtiyaç da hesaplanarak) arzu ettiği eğitimi alıp arzu ettiği bilimde, sanatta ya da işçilikte geçimini kazanabilmeli.

40+ bir insan olarak yazıyorum: Şimdiye kadar okullarda öğretilenlerle yetinmeyip kendi başımıza çabalayarak, gazeteler, makaleler, kitaplar okuyarak, bilen kişileri dinleyerek kendimize göre bir yere geldik, bir şeyler öğrendik. Fazlasını unuttuk, artık damıtılmış bilgi elimizde (zihnimizde). Şimdi Amerikayı yeniden keşfetmeden, her seferinde başa dönmeden bir sonraki nesli bir gıdım daha ileriden başlatabilme şansı elimizde. (evet onbeş günde Fransız devrimi…#GORA).

Bunu okuyan gençlere sözlükte ve muhtelif yerlerde insanların “17 yaşıma söyleyeceğim tek cümle/vereceğim öğüt” konulu yazılarını bulup okumaları. Çünkü öğrendim ki insanlar bilgi miraslarını daima KENDİ çocuklarına geçiremiyorlar. Yıllarca dünyanın dört bir tarafında aradığın, öğrenmek için yanıp tutuştuğun bilgi belki de tam karşı komşunun kafasının içinde. Ve kendi çocukları ilgilenmediği için küsmüş bozum olmuş oturmakta. İşte o onyedi yaşa mektuplardan biri mutlaka sana yazılmış olacak. Ufkunda bir kapı açmasa bile bir pencere aralayacak. Taze hava girecek içeri. Çok işine yarayabilir. (gerçi onyediliklerin bir büyükten öğüt almaya olan gönülsüzlükleri hatta inatçı tepkisellikleri de malum. Belki de bu yüzden bu bilgi-evrimsel Babil Kulesi hiç yükselemesin diye :) )

Amazon, imdb, goodreads, spotify vb bu yüzden, uyguladıkları algoritma sayesinde benim sevip puanladığım ürünlere göre benimle aynı şeyleri aynı puanla beğenmiş insanların beğendiği diğer şeyleri de bana sunması harika bir şey. “Bununla ilgilenenler şunlara da baktı” diye önüme “lan hakkaten iyiymiş” dediğim, normal şartlar altında dönüp bakmayacağım bir çok eser tanımış oldum.

Okuyacak kitap bulamadığım sinir olduğum zamanlar vardı. Seveceğim bir tanesini bulabilmek için sevmediğim bir sürü kitap okudum. Filmlerde işim kolay, beğenmezsem izlemeyip bırakıyorum. Başından belli oluyor benlik bir şey olup olmadığı. Kitabı okumadan bırakmaya kıyamamak çok zor. Yine de yarım bırakılmış ve freecycle’lanmış bisürü kitap oldu geçmişimde.

Kızımın ve oğlumun şimdiye kadar okuduğum her on kitaptan birini sakladığım bir kütüphaneden, izleyip değerlendirip belki yüzde birini beğendiğim filmlerden oluşan bir arşivi hızlıca beyinlerine yüklemeyi çok isterdim. Hazır okunmuş, seçme kitap işte. Bundan sonra hangi yazarı okusam, hangi kitap bana hitap eder diye düşünecek bir şey yok. Tertemiz ayıkladım. İyi de, ilgil alanlarımız aynı olmayabilir. E onca birikim çöp mü?

Blog yazmayı sürdürmemin sebebi tamamen bu. Ha yaşam evren ve herşey hakkındaki büyük sorunun cevabını mı veriyorum? (bunun cevabı zaten biliniyor ve siz daha bu cevabı bilmiyorsanız zaten yaşamayın) Bloguma her gün bir cevher mi yumurtluyorum? hayır. Ama işime yarayan işe yarar bilgi yüklemeye gayret ediyorum. Orası kesin.

Peki bütün bu paragrafları itinayla yazıp en az bir saatimi buraya gömmektense 8 dakikalık bir video çeksem? Hem daha çok tepki alır izleyici bulur hem daha çok kişiye ulaşır?

İşte orada yanılıyorsunuz. Henüz video içinde arama yapabilen bir gereç yok. Yani 8 dakikalık bir video içinde benim istediğim bilgi var mi yok mu, varsa neresinde var bunu bulup çıkaramıyoruz. Hatta videodan videoya sekerek Songül Karlı’ya varabiliyoruz. Oysa canı isteyen haştag kovalar, arama motoru kullanır bir şekilde benim blogumda var olan ve TAM DA ARADIĞI bilgiye şakadanak ulaşabilir.

işte bu yüzden hâlâ blog!

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under çocuk, blog işleri, insan olmak, internet, kitaplar, OKUL, sosyal medya

Çocuk ve İnternet güvenliği

Değerli veli arkadaşlarım.

0-15 yaş arasını sıkıca, 15-20 arasını da gevşek de olsa kontrolde tutmak gerektiğine inanıyorum. “hayatın gerçekleri”ni öğrensinler tamam da, bütün çıplaklığıya GÖRMELERİ gerekmiyor. (*)

Son bir yılda en güncel yazılımları indirip denedim, memnun kaldıklarımı tavsiye etmek istiyorum. Ellerinde akıllı telefon ya da tablet olanları için önerdiğim yazılımlar :

Kid Control. internet bağlantısı ile çalışıyor yani sim kart şart. Wi-fi ile de bağlanabiliyor. ama neticede her yerde wifi yok değil mi? Ailenin her ferdinin telefonuna indiriyorsunuz, ebeveyn e-posta adresi ve şifresi ile hepsini birbirine bağlıyorsunuz. Uygulamaya giriş yapıldığında her telefonun anlık olarak yerini bildiriyor size. “nerdesin?” derdi bitti. Ücretli uygulamayı indirirseniz, son onbeş gün o telefon nerelere gitti size bilgi veriyor. Kendi güvenliği için kullandığınızı çocuğa izah edin. Bu bir casusluk uygulaması değil. Deprem bölgesiyiz neticede, hiç bir şey olmasa, benim ya da babasının da nerede olduğumuzu bilebilir ki bu da az şey değil. İsterseniz webden de bütün bunlara erişebiliyorsunuz. Mis.

Dinner Time Plus. evdeki akıllı cihazların kontrolünü veren çok şahane bir program. Telefon ve tabletlere indirin, saat sınırlaması mı getireceksiniz, video izlemeyi mi engelleyeceksiniz, google’dan ne aramış, kaç saat whatsapp’ta takılmış herşeyi önünüze getiriyor. Ayarları doğru yaparsanız kendisi de silemiyor.

Değerli uyku saatlerini yattığı yerden telefona/tablete sarf etmesini engellemek için mesela, saat 22:00’de cihazı internete kapatabilmek mümkün. Ya da elli kere “hadi sofraya” demiyorsunuz artık. Tek tuşla kesiveriyoruz bağlantıyı, stres=0. (adını da buradan alıyor zaten).

Bizim evde tehditle, zorbalıkla, diktatörlükle ilerlemiyoruz. Ben kuralları söylüyorum, açıklamasını da yapıyorum. Mesela “matematik notu 80 olana kadar günlük internetin 30 dakikaya düştü”. TTNET bana kota koyarken de aynı mantığı kullanıyor. Al sana gerçek hayat. Kendi kendini kontrol edebildiğinde sınırları tek tek kaldırıyorum. Saat ondan sonra çet yapmayıp uyuması gerektiğini bilme yaşına gelince mesela, o sınır kalkıyor. Ha ben bakıyorum tabii arada, ama gözetlemek değil amaç. Güncel durumu inceliyorum.

Veee bilgisayar, evet güvenli arama ayarları yapsan, ad-block kursan ve reklamlara engel de olsan yine de tam bir iç rahatlığı olmuyor.

Onun çözümü de Qustodio . Bilgisayarda her türlü saat sınırı, site engelleme, günlük girilen her şeyin, aramaların raporlaması hepiciği mevcırt.

 

(*) Black Mirror izleyenler lütfen bana Arkangel bölümünden bahsetmesin.

Yorum bırakın

Filed under aile, araştırdım, çocuk, bilgisayar, güvenli hayat, internet, severim paylasirim, uygulamalar

O soru bir kez daha geldi.. Prezervatif nedir? Üreme nasıl olur?

Olayın 3 bölümlük ilk kısmı için : O soru nihayet geldi

Malum-u âliniz, abd-ı aciz bendeniz, eczacıyım ayıptır söylemesi. Zaman zaman bizim veletler de eczaneye gelip bana çıraklık ederler. Bu sene 10 yaşını süren mahdum, renkli parıl parıl kutulara bakıp “aaa anne LOVE yazıyor! ay lav yuu!!!” dedikten sonra soruyu patlattı.

“Anne bu ne?”

{BU} dediği de Durex-OKEY rafındakiler.

Tıpta ayıp yoktur. O yüzden kısaca açıkladım. “Eğer bir kadınla bir erkek çocuk yapmak istemiyorlarsa bunu kullanırlar.”

Tıpta yoksa bile bizim oğlanda acaip utanma vardır, konuyu hemen kapattı.

Daha evvel de dediğim gibi, on yaşına gelmiş ve soru sormuyorsa başka bir kaynaktan öğreniyordur. Alın karşınıza kendiniz anlatın.

Ertesi sabah evde, ben ona sordum.. “Bizim kedilerimizin neden yavrusu olmuyor?”

“Veteriner yumurtalarını çıkarttığı için”

“Evet. Peki yumurtaları neredeydi?”

“toplarının içinde?”

“Senin yumurtaların da var biliyor musun? Senin toplarının içinde de senin yumurtaların var. kadınların yumurtaları da karınlarının iç tarafında. kasıklarının biraz üzerinde. ”

“hımm”

“bebekler nasıl yapılır biliyor musun?”

“anneyle baba 30 gun aynı yatakta yatarsa bebekleri olur”

“evet aynı yatakta yatarlar ama o yumurtaları paylaşmaları lazım. iki kişinin yumurtasından bir bebek oluşur. Buna üreme denir.

Kadın üreme organları kadının karnının içinde olur. Yumurtalıklar, rahim ve doğum kanalı yani vajina..

kadin-ureme-organiErkek yumurtasının ayrı bir adı var. ona sperm denir. spermler o toplarda üretilir. Aynı kemik iliğinde akyuvar üretilmesi, midede barsakta sindirim enzimleri üretilmesi gibi. Üretim merkezi orası yani. O da bir organımız. Kulak gibi, utanılacak bir şey değil. Her erkekte var. Ancak “özel bölge” olduğundan, kimseye gösterilmez ve kimseninkine de bakılmaz.

erkek-organi

Eğer erkek ve kadın bebek yapmak isterlerse, beraber yatarlar. Erkek toplarında ürettiği spermleri bir kanalla kadına verir. Bu kanalın ucu penise bağlıdır. Kadının üreme organları karnının içinde olduğundan, penis spermleri doğum kanalına yani vajnaya bırakır. Hani burnumuz hem nefes alır hem koku alır.. Onun gibi, penis de iki işe yarar hem çiş boşaltır hem de sperm iletir.

Vajina’dan giden spermler yumurtalıklardan gelen yumurtalarla rahimde buluşur ve birleşirler.. Ve bölünerek çoğalmaya başlarlar. Yeni bir hayat başlar.

Eğer bebek yapmak istemiyorsan, prezervatif adlı bu koruyucu yöntem kullanılır.

 

Bu konuyla ilgili en sade gorselleri Sevilay hanımın blogunda buldum..

 

1 Yorum

Filed under aile, çocuk, saglik

Disleksi Farkındalık Haftanız Kutlu Olsun

O konuya yine gireriz de.. hatta dün katıldığım dijital topuklar (dişital buluşma) hakkında da yazcam o da dursun şurda.

taze bi konu var elimde. sinirli sinirli yazacağım.

Bir üniversite hastanesinden telefon geldi, “ben doktor filanca”.. oğlumun da dahil olduğu bir grup disleksik ile ilgili bir çalışma yapacakmış doçent dr. bilmemkim. Bizi de davet etmiş. İyi tamam. Randevulaştık. Bugün 10:00’da hastanede. İyi tamam.

Onda gittim. Doçent Doktor bilmemkim’i bilen yok danışmada. Çocuk Psikiyatri’ye yönelttiler, orada da sekreterliğe adımızı verip bekletildik.

10:25 sekreterliğe gidip “nooldu bizim iş” dedim. “e sizin doktor bilmemkim başka servise gitti demin”

Niye lan? bize neden demediniz? bekliyoruz burda lök gibi.

O servisi aramaya başladık hastane içinde. Kimseler bilmiyor. Beni ilk arayan dr. filanca ile konuştum. O bir daha tarif etti. Nice koridorlar geçip nice güvenliğe dert anlattıktan sonra aradığımız kapıya geldik. Saat 10:45. Oğlum bir yandan “buradaki insanlar niye boyle, burası niye bu kadar düzensiz” diyor. “siz büyüyünce daha iyisini yaparsınız bizim bilgisayarımız yoktu öğrenemedik” diyorum. Ne diyeyim? Taa 1940’lardan beri bu devlet daireleri böyle oğlum mu diyeyim? Okusun Aziz Nesin’i gülsün büyüyünce. Öğrenilmiş çaresizlikten nefret ederim. Kafası hep açık olsun çocukların.

Doç Dr Bilmemkim bulundu. Kendisinin biz onu ararken araya üç hasta aldığı, bizim bu dev organizasyonsuzlukta hiç payımız olmamasına rağmen beklemeye devam edeceğimiz, daha muayenenin 40 dakika sarkacağı oradan başka bir serviste başka bir branşın muayenesinin de 45 dakika kadar süreceği.. ortaya çıktı. “yuh” dedim içimden. Doçente de “boyle iş yapılmaz” diyerekten voltayı aldım. O arada oğlumla da hastane katları içinde gezinerek oynanan bir oyun uygulaması yazdık. Çatıdaki helikoptere ulaşmaya çalışırken her katta bölüm sonu canavarlarını öldürdük.

Millete tez olacaktık az kaldı. Sanki ben çok ısrar etmişim de “doççentim noolur oğluma biyol bakıver gurban” demişim havaları da ayrı.

Yemişim hastanesini.. O canavar leşlerine takılın düşün de aklınız başınıza gelsin.

 

2 Yorum

Filed under çocuk, disleksi, saçmasapanlıklar

Netizen = Netandaş

 

TEOG kalktı. Evet ortalık kaynayacak durulacak bir vakit. Ders veren kurumlar, öğretmenler, test kitabı yazarları yayınevleri, bundan geçinen bir ton insan göçmüştür herhalde. Allah kolaylık versin. Benim kızım girdi çıktı son sınava, yerleşti bir Anadolu Lisesine. Oğluma Allah kerim.

Çocuklardan yana pek kaygım yok. Elimizde internet olduğu sürece dünyanın en iyi eğitimini alabilirler. Her dilde anlık tercüme yapılabiliyor artık ve her konuda çeşit çeşit uzman insan bilgilerini videoya aktarıyorlar.

Sanal gerçeklik gözlükleri ile aklınıza gelmeyen yerlerde olmadık şeyleri öğrenebiliyoruz.

 

Bütün bu teknoloji ve bilgi okyanusunda HÂLÂ 40 kişi bir sınıfa tepilip öğretmenlikle ilgisi olmayan ama hasbelkader öğretmen çıkmış bir adamın mırmırını dinlemek zorunda değiliz. Herkes kapasitesi ve istediği kadar öğrenecek.

Bu çocuklara artık NETIZEN deniyor. İnternet ve Citizen (vatandaş) birleşimi. Netandaş.

Akıllı telefonları jet gibi kullanıyorlar. Uygulamalarla dolu ekranlar. Ödevlerini whatsapp’tan paylaşıyorlar, gittiklerini gördüklerini canli yayinlara aktarıyorlar. Sözlüklerde yarışıyor, sorunlarına arama robotlarıyla teşhis koyuyorlar. Herhangi bir argümanda telefonu çekip birbirlerine kaynak sunuyorlar. Sınırlar ve ülkeler masal gibi geliyor arkadaşlara. Her birinin projeleri, ustası oldukları sanal oyunları, çizgi roman anime manga evrenleri var. Ve önceki nesille araları o kadar açıldı ki artık umurlarında bile değil.

Netandaş çoğunluk dünyanın geleceği. Daha barışçı belki biraz daha yalnız ama çok güzel bir gelecek olacak. Birbirlerini anlayacaklar. O zaman ne lise kalacak ne teog.

Carl Sagan Kozmos’ta “dünya korkaklara kalacak. geri kalanımız uzayda olacağız” demişti. Bu gelecek heyecanlandırıyor beni.

 

 

(dip yazi: kendime yazdığım not. düzenleyemedim. dursun::

 

İnstagram yeter.
Şaka bir yana…
Bisey ogrenmek isteyen google’dan bulur ogrenir. Youtube’de degme anadolu lisesi ogretmenini cebinden cikaracak insanlar ders anlatiyorlar.
Ana sinifindan ele alan, insan olmayi ogreten bir sistem onumuzdeki 15 yil icerisinde “dunya mufredati” olacak.
İsteyen öğrenecek. Istedigini ogrenecek. )
Tip, hukuk ve butun sisyal bilimler online ve standart egitim ve uygulama olacak. Yani robot doktorlar 7/24 hizmetinizde ve hatasiz teşhis ve tedavi imkani.)

1 Yorum

Filed under aile, çocuk, bilgisayar, icatlar, internet, kültür

TEOG İSTANBUL ANADOLU YAKASI LİSE YÜZDELİK DİLİM SIRALAMASI 2017

UMARIM İŞİNİZE YARAR

kaynak: MEB E-OKUL

İlçe Tercih Kodu Okul Adı YÜZDELİK DİLİM (EYP) YÜZDELİK DİLİM (EDP)
ÜSKÜDAR 79738 Hüseyin Avni Sözen A.L. 0,02 0,72
KADIKÖY 81094 Kadıköy A.L. 0,06 0,76
KARTAL 75671 Burak Bora A.L. 0,18 1,18
KARTAL 75679 Burak Bora A.L. 1,19 1,51
KARTAL 79055 Köy Hizmetleri A.L. 0,38 2,17
MALTEPE 75199 Maltepe A.L. 1,14 3,31
MALTEPE 85554 Kadir Has A.L. 1,59 3,78
KARTAL 79219 Kartal A.L. 1,77 4,12
ÜMRANİYE 79227 Ümraniye A.L. 1,79 4,74
ÜSKÜDAR 83725 Çağrıbey A.L. 2,52 4,85
ÜSKÜDAR 83010 Üsküdar Ahmet Keleşoğlu A.L. 2,84 5,33
TUZLA 75170 Behiye Dr.Nevhiz Işıl A.L. 0,89 5,64
KARTAL 79224 Kartal A.L. 3,12 5,92
KADIKÖY 77309 Mustafa Saffet A.L. 3,06 6,17
ÜSKÜDAR 83008 Üsküdar Ahmet Keleşoğlu A.L. 4,35 6,65
KADIKÖY 78031 İstanbul A.L. 2,57 6,74
ÜSKÜDAR 76682 İstanbul Üsküdar Lisesi 3,9 7,15
KADIKÖY 75306 Hayrullah Kefoğlu A.L. 2,52 7,24
MALTEPE 75066 E.C.A Elginkan A.L. 2,58 7,39
PENDİK 79711 Pendik Fatih A.L. 2,55 7,87
KADIKÖY 81166 Göztepe İhsan Kurşunoğlu A.L. 3,19 8,02
ÜSKÜDAR 80133 Hacı Sabancı A.L. 3,5 8,28
KARTAL 87168 Fatin Rüştü Zorlu A.L. 2,33 8,39
KADIKÖY 76026 İstanbul Kadıköy Lisesi 6,05 9,5
KARTAL 75011 Semiha Şakir A.L. 6,6 9,82
ÜMRANİYE 88352 Nevzat Ayaz A.L. 4,97 9,83
ÜSKÜDAR 75939 Halide Edip Adıvar A.L. 5,49 10,16
PENDİK 79488 Kırımlı Fazilet Olcay A.L. 6,06 10,83
KARTAL 87294 Hasan Ferruh Özgen A.L. 6,15 11,07
ATAŞEHİR 76328 Ataşehir A.L. 5,38 11,25
MALTEPE 75243 Küçükyalı Rezan Has A.L. 4,36 11,92
ATAŞEHİR 85648 Habire Yahşi A.L. 5,03 12,19
ÜMRANİYE 76318 Asiye Ağaoğlu A.L. 5,45 12,36
TUZLA 86039 Mehmet Tekinalp A.L. 2,3 13,1
ÜMRANİYE 79521 Erkut Soyak A.L. 7,76 13,33
KARTAL 86597 Türk Kızılayı Kartal A.L. 8,54 13,49
KADIKÖY 88479 50. Yıl Tahran A.L. 9,92 13,95
KADIKÖY 87884 Kazım İşmen A.L. 10,18 14,41
PENDİK 77418 Gülizar Zeki Obdan A.L. 8,13 14,69
ATAŞEHİR 85412 TEB Ataşehir A.L. 7,55 15,47
KADIKÖY 89936 Kemal Atatürk A.L. 7,19 15,51
ÜSKÜDAR 79201 Çamlıca Kız A.L. 6,07 17,15
PENDİK 77028 Pendik A.L. 8,93 17,41
ÇEKMEKÖY 85073 Güç Kardeşler A.L. 6,96 17,47
ATAŞEHİR 79733 Mustafa Kemal A.L. 11,4 17,59
SULTANBEYLİ 78549 Türk Telekom Şehit Murat Naiboğlu A.L. 5,24 17,78
KADIKÖY 75359 Fenerbahçe A.L. 9,46 18,1
TUZLA 77196 Tuzla A.L. 11,84 18,11
KADIKÖY 88490 Suadiye Hacı Mustafa Tarman A.L. 9,56 18,38
ÜSKÜDAR 80738 Kandilli Kız A.L. 4,28 18,41
ÜMRANİYE 84242 Ümraniye Merkez A.L. 6,24 18,63
MALTEPE 84497 Atilla Uras A.L. 12,28 19,42
ÜMRANİYE 76303 Atakent Şehit Selçuk Paker A.L. 13,83 20,06
ÇEKMEKÖY 80235 Özden Cengiz A.L. 4,46 20,2
KARTAL 79184 Süleyman Demirel A.L. 13,62 20,79
MALTEPE 78896 Ertuğrul Gazi A.L. 13,41 21,51
ÜMRANİYE 79635 Eczacı Neşem Özlen Güray A.L. 17,39 22,38
ÜSKÜDAR 76218 Burhan Felek A.L. 12,78 22,45
TUZLA 76380 Tuğrul Bey A.L. 14,94 22,59
ÇEKMEKÖY 86271 Hüsnü Özyeğin Vakfı Alemdağ Tunç Çapa A.L. 12,68 23,44
PENDİK 77381 80.Yıl Nuh Çimento A.L. 15 23,95
SULTANBEYLİ 78230 Hüsnü M. Özyeğin A.L. 5,45 24,35
KADIKÖY 86876 Erenköy Kız A.L. 16,01 25,04
BEYKOZ 87807 Celal Aras A.L. 9,53 25,54
ATAŞEHİR 76331 Aşık Veysel A.L. 13,54 25,61
SANCAKTEPE 84346 Sancaktepe A.L. 8,93 26,41
PENDİK 79233 Alparslan A.L. 15,23 26,55
ÇEKMEKÖY 85271 Mehmetçik A.L. 15,01 27,55
PENDİK 80267 Kurtköy A.L. 9,67 28,94
BEYKOZ 87222 Paşabahçe Ahmet Ferit İnal A.L. 10,56 29,18
BEYKOZ 86437 Beykoz A.L. 13,66 30,17
KARTAL 77325 Hacı Hatice Bayraktar A.L. 13,58 30,3
PENDİK 79418 Tarık Buğra A.L. 14,87 30,38
SULTANBEYLİ 79037 Sultanbeyli A.L. 21,84 30,43
ADALAR 79269 Heybeliada A.L. 5,57 31,57
MALTEPE 82540 Orhangazi A.L. 7,59 31,62
BEYKOZ 75751 Fevzi Çakmak A.L. 19,44 32,18
BEYKOZ 82664 Prof. Dr. İbrahim Canan A.L. 19,42 37,54
ŞİLE 81609 Ağva A.L. 10,76 39,66
ÜSKÜDAR 81231 Haydarpaşa Lisesi    

Yorum bırakın

Filed under araştırdım, çocuk, OKUL, severim paylasirim

Yaptığın banaysa, öğrendiğin kendine.

Allah cümleninkini bağışlasın, iki çocuğum var. Biri kiz biri erkek. Sanırım yuruyebildiklerinden beri işe koşuyorum. 

Sofra kurma, kaldirma, kahve yapma, makineleri bosaltma, camasir asma, katlanmis camasiri yerlestirme, havlu katlama, corap çiftleme, evi supurme, yatak yapma, toz alma cocuklarin isi.

Mutfakta da yardim ettiriyorum; kendi bıçakları (bambu ve plastik. El kesmiyor), kaydirmaz tahtalari, cesitli malzemeleri var.

Büyür de Mısır’a sultan olursa yuz tane hizmetcisi olursa rahat eder oh ne âlâ; olmazsa küçükten öğrenmiş (“eli kırılmış” derler) kendi işini yapmayı bilen insan zaten rahat eder.

Kendi eliyle yerlestirdigi icin “anneeee bilmemneyim nerde?” demiyorlar ki bu da bonus :)

Ayrica “iyi yapilmis bir isi takdir etme” duygusu gelisiyor.

Ve herseyden onemlisi, “bil de yapma” nedir onu ogreniyorlar. 

1 Yorum

Filed under aile, çocuk, ev işi