Yük

Başa kaktığın zaman fedakarlığın yok oluyor. Verdiğini unutman lazım. Emeği de yemeği de. Ödül mü bekliyorsun kazanç mı umuyorsun? Boşuna o zaman o feda ediş. Allahla arana ticaret sokuyorsun.

Sinem'in kalemi

– Bak bu dolmayı senin için yaptım. Neden yemiyorsun?

+ Çok aç değilim. Az koy olur mu?(Çünkü sevmiyorum)

………..

– Sen geleceksin diye arkadaşlarla dışarı çıkmadım.

+ Geciktiğim için özür dilerim (Neden? Bunu duymak beni mutlu etmedi ki…)

…………

– Sen mutlu ol diye işimi bıraktım.

+ Senin gibi birini hiç tanımadım.(Mutlu musun?)

………….

– Üzülürsün diye gitmedim.

+ Çok düşüncelisin.(Vücudun burada ama ya aklın? Şimdi ise ben üzülüyorum.)

…………..

– Seni büyütmek için kendimden vazgeçtim.

+… Seni seviyorum anne…(Peki. Yakında gideceğim. Çağırırsan ‘kendin’ sana geri dönecek mi?)

…………….

– Yemedim yedirdim.

+ Senin için ne yapsam az. Biliyorum.(Halbuki ben senin yiyemediklerine aç kaldım)

………..

Anne/ Baba/ Sevgili/ Eş/ Can/ ya da her kimse..

Fedakarlıklarını yükleme sırtıma

Yutkunduklarımı söylettirme.

Eziliyorum.

Bildiğim kıymetini bildirme.
Bilmiyorsam… İşte o zaman yazık! Sana da. Bana da.

Çabalama.

View original post

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Diğer

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s