Fikre bak! Kahvenizi nasıl alırsınız?

Çok kahvesever, kafeinman bir insan olarak her gittiğim yerde kahveler içerim. Genellikle sade içsem de, ortama uymak, pişirene eziyet etmemek, ya da baştan savmasına engel olmak için, benimle beraber kahve içenin siparişine uyarım. Orta ise orta içerim, şekerli derse “iki olsun” derim.

Sade kahveyi herkes her zaman düzgün pişiremiyor. Hele ki, cezve değil makine kahvesi yapmaya başladıkları zaman kafeler beni çok hayal kırıklığına uğrattılar. Kesinlikle aynı değil!

Ne yanına su geliyor artık, ne de süzdürüp koymaktan haberleri var. Blok halde kahve telvesi fincanın dibinde iki parmak, mide kaldırıyor..

Rahmetli babam eve kahve çekirdeği getirirdi, özel yeşil renkte olurdu kahve çiğken. Büyük yanmaz tavada (teflon icat olmamış mıydı, çok mu pahalıydı bilmem..) kavurmak benim görevimdi. Kokusu çıkana kadar, ağır ateşte, sürekli karıştırarak kahveyi kavurmak gerekir. Yoksa yanar, kömür olur.  O güzel yağlı kokusunu salmaya başlar, rengi döner,kabukları incecik kavlar savrulmaya başlarken, “tamamdır” der kapatırım altını.

Babam alır eline pirinç kahve değirmenini,

deermen saatle, kaşık kaşık üstteki kapaktan kahve koyar ve çeker Allah çeker. Bütün çekirdekler öğütülüp kahve olunca, iş gene bana düşer. Babamın avucunda ısınmış değirmeni açar, kavanoza aktarırım haznedeki mis kokulu kahvemizi. Küçük ocakta, küçük cezve ile tek kişilik sade kahvesini pişiririm. Köpüklendikçe ateşten alır, köpük yatıştıkça tekrar sürerim. Ta ki köpük kalmayana, kahve iyice kaynayana kadar. Çünkü, sade kahve kö-pük-süz olur!

Sonra ya cezve ile fincanı iletirim, huzurunda fincana dökerim kahvesini ya da mutfakta iyice süzdürerek, telvesinden arındırarak fincana koyar, tepside servis ederim.  Tam ritüel.. O zamanlar ben kahve içmem, karşılıklı kahve höpürdetmemiz benim otuzlu yaşlarıma rastlar, nescafe-sigara-muhabbet dakikaları altın değerindedir.

Sade kahve merakım ise, rahmet-i rahmana kavuşmasından sonra gelişti. Bugünü göreydi, karşılıklı espressoları patlatır ne keyif yapardık ama.. Neyse, konumuz, kahveye bir icat katan Birsen Canbaz . Artık siparişimiz orta ise orta, sade ise sade belli olacak, masaya gelene kadar kimin ne içtiğini çoktan unutmuş garsonun “o piti piti”sine kalmayacağız.

Başarılı.

 

2013-07-12-1954

 

4 Yorum

Filed under aile, icatlar, iştahlı işler, severim paylasirim

4 responses to “Fikre bak! Kahvenizi nasıl alırsınız?

  1. sade kahve yapımı için: a-aaaaa süzüldüğünü bilmiyordum? ayrıca birsen canbaza ilgili yazdığını anlamadım desem?kim sade istiyorsa önüne tabak mı koyuyor?

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s