Başıma gelmeyen kalmadı be. Teyze muamelesi gördüm..

Teknoloji satan marketlerden birine gittim bu gün. 4 kalem mal alınacak. Mallarin hiç birinin ticari adını bilmiyorum. Birisi hafıza kartlarını bilgisayara aktaracak şey, birisi usb’ye takılan ve 4 usb girişi oluşturan şey, birisi usb’ye uzatma kablosu, bir de şarjı tutmayan fotoğraf makinesine pil. Eksisozlukte benim gibileri anlattıkları başlıklar var. Kullanıyorum ama adını bilmiyorum. Dolayısıyla teknoloji cahili sanıyor yeni nesil benim yaşımdakileri, ki bir kısmımız zır cahil, kabul; şarj yerine şarz diyene ne dersin hemşire??  Ben onlardan değilim.. Bilirim az çok.. Ama bunların yanında, bir tür görünmez oluyorum, kaale alınmıyorum.. çok da fifi ya neyse.. Ben de iyice sarı cahile bağlıyorum. Sonra al gözüm seyreyle…

İşte gittim bakındım filan kimse yok… Zar zor bir tane eleman buldum o da bana bana teyze muamelesi yaptı. “pil değilmiş o bataryaymış”. sensin batarya, akü bile derim ben istesem.. Batarya dediğin musluk çeşidi be.. Her ne ise, fotoğraf makinesinin servise gitmesine kadar verildi.. Dükkanda gezinen müşteri sayısı son derece seyrek, lakin eleman sayısı sıfıra yakınsamış durumda. Nerde bunların elemanları be? Kime danışacağım ben?!? Hayır dillerini de bilmiyorum çok zor işim..

Bunların bir bölüğü toplanmışlar koli açıyorlar.. Yanaştım yardım istedim. Kıdemli olan, beni şöyle bir süzdü, “Melih bayana bak” diyerek Melih nam çırağı bana atadı. Melih melih olsa neyse, gözlüğüne kadar bildiğin NERD tip. Uğraşıp nerd etmiş kendini yazık. Rahmetli amcam görse şey derdi. Neyse.. Burada yazılmaz..
Melih usta tipime baktı, puanladı, beni beğenmedi doğal olarak. Cebimdeki, fotoğraf makinesinden söktüğüm mini disket tipli hafıza kartını çekip gösterdim “bunu bilgisayara aktaracak şey” diye; hafıza kartı okuyucusu buldu bana.. “peki bu, cep telefonu kartını da okur mu?” dedim, gözlerini devirdi, “oll in van yazıyor ya” dedi. Melihefendiyle görüşebilmek için default olarak ingilizce biliyor olmamız gerektiğini anladık. Daha ben ikinci soruya geçmeden, benden de teyze kılıklı bir teyze kulaklık istedi. Üçüncü reyonda cevabını aldı, utanmadan kulaklığın kendi evlerindeki bilgisayar markasına uyup uymayacağını sordu, azarını yedii,kuyruğunu kıstırıp üçüncü reyona ikiledi…
Daha da arkadan feci yaşlı bir teyze asansörün nasıl çalıştığını sordu, Melihi çekip götürdü. Melihsiz kalınca ana toplaşma yerlerine gidip yeni bir Melih talep ettim. O arada ileri teyzeyi silkelemiş olan asıl Melih geri döndü bi daha reyona döndük.

YuEsBi çoklayıcı buldu bana.. Bi de uzatma kablosunu tarif ettim, varmış. 7 metrelik olanından buldu bana. Oh ne ala.. Üzerlerine kendi kodunu yazdı, kesin komisyon alıyor bana sattıklarından. Alsın, helal olsun işimi halletti. Üçüncü reyondaki teyzenin hali harap, hala kulaklıkları elleyip duruyor, bir şey anladığı yok, kimseler de demiyor ki aga bu nedir? Ehem, yani bir el atan yok kadına… Ben öyle durumlarda açık söyleyeyim, reyonu birbirine katıyorum.. Bazı ürünler kazara düşüyor, bazılarını itip kakıyorum, etiketleri söküyorum, biri acilen gelmezse o reyonda bir buçuk saatlik hasar yaratıyorum.. BİM muamelesi yapmasınlar adama. AAAA…

*-*-*-*-

ay dur dur bi de şunu anlatayım, yapıkrediden aradılar.. naziiik, kibaaar, bana ha bire Dilek hanım deyip duran (?) bir hatun anlattı da anlattı, o kadar kibar anlatıyor ki kesemiyorsun lafını, özet geçeyim, kart ücreti bile yokmuş.. Allahım seçilmiş bir kişiyim ben herhalde diye sevinmemi bekler bir hali var, adresimi istedi ki adıma hazırlanmış kredi kartımın “sizlere teslimatını gerçekleştirmek üzere…” (sizlere lafına kılım, malumunuz) Almamayı tercih ediyorum dedim.

“Sizlerce mahzuru yoksa istememenizin nedenini bizlerle paylaşır mısınız?” biliyorum ki önündeki bilgisayarda bütün itirazlara bir kapanış cümlesi hazırlanmış, savrulmak üzere beklemekte.. Ezber nasıl bozulur? ahanda böyle:

“biliyorum ki YK iyi bir banka ve world kart da iyi bir kart, avantajları da su götürmez lakin, ben sizin vadaları sevmiyorum Müjden hanım. Mor mor, böyle boynu yok, elleri filan, ay hele gözleri nasıl o öyle, ben çok tiksiniyorum o yaratıklardan yani, kusura bakmayın”

“eee ööö peki” diyebildi yazık, iyi günler dedim kapadım. cins.. ambale oldu ama.. :D

*-*-

Eve geldim hafıza kartı okuyucusunu taktım şıkır şıkır çalıştı, tee nerlerde birikmiş bir dolu resim indirdim bilgisayara. Meraklısı varsa markası GreenTech. Bu da unutulmuş ve tekrar bulununca sevinilmiş bir resim:

18082011 03

 

7 Yorum

Filed under alışveriş işleri, saçmasapanlıklar, severim paylasirim

7 responses to “Başıma gelmeyen kalmadı be. Teyze muamelesi gördüm..

  1. senin gibi teknoloji takipçisi, kültürlü kadına yapılacak muamele mi bu? benim de radyoloğa ultrasoncu demişliği var. doktor höng oldu. niyeyse onu hatırladım birden

    Beğen

  2. buyazıyı yayınladığın gun cepten okumustum ama yorum yazamamıştım:)) kahkahalarla guldum yemin ederim:))) sana yapılır mı bu be:D

    Beğen

  3. Bugün nette okudum: “Teknoloji marketlerinde size bakan kimse yoksa dev ekran tv’lere yanaşın ve fiyatlarını incelemeye başlayın, on saniyede biri yanınızda olur.”

    Beğen

  4. beşinci yorumu tam yazacaktım ki, size teyze diyenlerin bana dede deme ihtimaline binaen kaçtım…

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s